Türkiye'nin iletişim yasasına ihtiyacı var..
.

Anadolu Gazete Radyo ve Televizyon Yayıncıları Birliği'nin İletişim Yasası İle İlgili Önerileri
İLETİŞİM YASASI TASLAĞI AGRT YAYINCILAR BİRLİĞİ TARAFINDAN OLUŞTURULAN AKADEMİT
BİR HEYET TARAFINDAN MEVCUT YASALARDA DİKKATE ALINARAK HAZIRLANMITIR.
Madde 1- İletişim organları (Yazılı (Basın),Sözlü(Radyolar) ve Görüntülü (Televizyonlar) yayın yapmakta hürdür, her ne suretle olursa olsun sansür edilemez.Bu kanun metninde Yazılı, Sözlü ve görüntülü Medya organlarına İLETİŞİM ORGANLARI Çalışanlara'da İLETİŞİMCİ denir.
Madde 2- İletiş organları ile ilgili Resmi Kurum ve kuruluşların muhatap alacağı, iletiş organları'nın meseleki denetimini yapacak, Yayıncılık mesleğinde kalite ve verimliliği artıracak,İletişim organları arasında oto kontorolü yapacak, İl ve ilçe seçim kurulları'nın denetiminde Ulusal, Bölgesel ve Yerel yayın yapan, iletişim organlarının (Gazete, Raadyo ve Televizyon ) resmi temsilcileri'nin katılacağı bir seçimle "Türkiye İletişim Kuruluşları Meslek Birliği " kurulur.
Önemli not: ( Tabipler Odası, Barolar Birliği gibi,Halen Türkiye genelinde 200 cıvarında Gazeteciler cemiyeti, basın Dernekleri ve birlikleri bulunuyor bu kurumlar ve basın konseyi dahil hiç bir yasal yaptırım gücü olmadığı için,Bu kuruluşlar arasında sürekli kavga yaşanıyor. Halen Türkiye'nin bir çok bölgsindei Gazeteciler cemiyetleri'nin Başkanları'nın Sarı Basın kartları olmadığı için Yasal olarak gazeteci değildir,Çıkarlacak bu yasa ile, meslek kuruluşları ve derneklerini ancak yasal olarak bu mesleği yapanların kurması sağlanmalıdır. Kahvecilerin bile yasal meslek odası olduğu Türkiye'de, Basın ve Yayın Kuruluşları'nın meslek odası olmaması Basın ve Yayın kuruluşları arasında bugün yaşanan sorun ve şikayetlerin temelini teşkil etmektedir
Madde 3- Basın,Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü,Basın Kartları Yönetmeliği,Basın ilan Kurumu Genel Müdürlüğü ,Türkye radyo ve Televizyon Kurumu Genel Müdürüğü , Radyo ve Televizyon Üst Kurulu Başkanlığı kanun ve yönetemliği gibi basın ve yayınla ilgili Kurum ve Kuruluşların Yasa ve Yönetemlikleri "Türkiye İletişim Kuruluşları Meslek Birliği" temsilclerininde katılımı ile yeniden düzenlenecek.Devlet tarafından verilen Sarı Basın Kartları, "Türkiye iletişim Kuruluşları Meslek Birliği" tarafından verilecektir. Türkiye iletişim Kuruluşları Meslek Birliği ,Meslek ilkeleri,Yasa ve Yönetmeliklere uymayan, İletişim Organları ve iletişimcilere geçici veya süreki meslek'den men cazası'da verir.İletişim kuruluşları kuracaklar Meslek Birliğinden belge alır.
Madde 4- İletişim organları( Gazete, Radyo ve Televizyonlar) kendilerine özgü yayın ilke ve yöntmeliklerini belirlemek için,İlgili resmi Kurumlarla, Türkiye iletişim Kuruluşları Meslek birliği Temsilcilerininde katılımı ile kurulacak bir Komsiyon tarafından yayın ilkelerini tesbit eden yönetmeikler hazırlanır. İletişim organları bu yayın ilklerine göre yayın yapma yükümlülüğüne uyar.
Madde 5- İletişm hizmetleri ile ilgili şirketler kurmak ,izin alma ve mali teminat şartına bağlanamaz.Yazılı, Sözlü ve görüntüllü yayıncılık hizmetleri ile, İnternet gibi uluslar arası iletişim hizmetleri tek yasa ile güvence altına alınır.Yayın ilklleri Yönetmeliği'ne uuymayan iletişim organları, yönetmelikte belirllenen ceza uygulanır. İlgili Cezalar, İletiş Organları'nın Ulusal, Bölgesel ve Yerel olmaları dikkate alınarak, caydırıcı olması sağlanmladır.
Basılı, Sesli ve görüntülü eserlerle bunların yayımı bu konuda yazılı hükümlere tabidir.İletişim araçlarında Sorumlu Yayın yönetmeni bulundumak zorunluluğu vardır. Yasalar karşısında Yayın yönetmenleri sorumlu olacaktır.
Madde 6- Kitle iletişim araçlarından ,Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne,milli egemenliğe,Cumhuriyetin varlığı ve temel ilkelerine,milli güvenliğe,kamu düzenine ve Anayasa'da belirtilen sınırlamalar dışında,yine Anayasa'da teminat altına alınmış olan kişilik ve insan haklarına aykırı yayın yapılamaz.
Madde 7- Kamu Kurum ve kuruluşlarındaki her kademedeki görevliler, olaylar sırasında,iletişim mensuplarının çalışmalarını kolaylaştıracak her türlü önlemi alır , demeç ve yorum niteliği taşımayan doğru bilgileri iletişim mensuplarına en kısa sürede verirler.Vermeyener veya yanlış bilgi verenler hakkında yasal işlem ve cezai müyide uygulanır.
Madde 8- Bu kanun hükümlerine göre basılı, Sözlü ve görüntülü eser,yayımlanmak üzere her türlü teknik usul ve araçlarla basılan veya sözlü v görüntülü olarakçoğaltılan eserlerdir.
Gazetelere,haber ajansları yayınlarına ve belli aralıklarla yayınlanan diğer bütün basılmış eserlere ayrıca Rado ve Televizyon için çekilen ve hazırlanan kasetlere bu kanunda "sürekli Yayın /Yayım"denir.
Basılmış eserlerin herkesin görebileceği veya girebileceği yerlerde gösterilmesi veya asılması veya dağıtılması veya dinletilmesi veya Gösterilmesi veya satışa sunulması yayım sayılır.
Fiilin ayrıca suç teşkil etme hali dışında olmak üzere,İletişim suçu yayım veya Yayın ile oluşur.
Madde 9- İletişim araçlarında sorumlu birer Yayın/Yayım müdürü bulundurulur
Yayının çeşitli kısımlarını yönetmek için ayrı sorumlu müdürler bulundurulabilir.Bu halde her sorumlu müdür yönettiği kısımdan sorumludur.
Sorumlu müdür aşağıdaki şartları taşımaladır.
a) Türk vatandaşı ve Türkiye'da ikametgah sahibi olmak,
b) En az lise veya dengi okul mezunu olmak,
c) 18 yaşını bitirmiş olamk,
d) Süreli meslek ve bilim yayınları dışında,Devlet memuru,asker veya ordu mensubu bulunmamak,
e) Kısıtlı veya kamu hizmetlerinden yasaklı olmamak,
f) Yayın tehdidiyle para veya menfaat temini,hırsızlık,sahtecilik,dolandırıcılık,inancı kötüye kullanma,yalan yere şahadet,yalan yere yemin etmek,iftira,suç tasnii,resmi mercileri iğfal,müstehcen ve hayasızca yayın,fuhşiyata tahrik,hileli iflas,zimmet,ihtilas,irtikap,rüşvet,istimal ve istihlak kaçakçılığı suçu dışındaki kaçakçılık suçlarından ve bu suçlara tahrik ve teşvikten hüküm giymemiş olmak.
Türkiye'de yabancı dille yayınlanan süreli yayınların sorumlu müdürlerinin o dili bilmesi zorunludur.
Madde 10- Yazılı,Sözlü ve görüntülü iletişim aracı sahibinin,bu kanunun 9 inci maddesinin 2 inci bendindeki lise tahsili şartı hariç olmak üzere,maddede yazılı nitelik ve şartlara sahip ve okur-yazar olması gerekir.
İletişim aracı sahibi sorumlu müdürlüğü de üstlendiği takdirde 9 inci maddede yazılı bütün nitelik ve şartaları taşımak zorundadır.Aksi takdirde sorumlu müdür atamak zorundadır.
İletişim araçları sahibi , dernek veya vakıf ise başkanı,şirket veya bir teşebbüs ise en fazla hissesiye sahip olan,bunların birden fazla olması halinde biri,sermayenin tamamı bir kişiye ait ise bu kimse veya sahip küçük ise kanuni temsilcisi bu kanun hükümlerince verilicik beyannamede sahip olarak gösterilir ve bu sahipler de kanunda yazılı hükümlere tabidirler.
Türkiye'de yabancı gerçek ve tüzel kişilerin süreli yayın çıkarması mahallin en büyük mülki amirinin görüşü üzerine İçişleri Bakanlığının iznine bağlidir.İçişleri Bakanlığı karar vermeden önce Başbakanlık Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğünün ve Dışişleri Bakanlığının görüşünü alır.Türkiye'de faaliyet gösteren ve yukarıdaki fıkra kapsamına girmeyen yabancı devletlerin diplomasi temsilcileri ve konsoloslukları ile bunlara bağlı kuruluşlar ve uluslararası basılı diğer eserleri yayınlamalarına,yürürlükteki mevzuat,Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler,ikili anlaşmalar ile karşılıklılık esasları uyarınca Başbakanlık basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğünün ve Dışişleri Bakanlığının görüşü alınarak İçişleri Bakanlığınca izin verilir.
Madde 11- Yazılı,Sözlü ve görüntülü iletişim aracına sahip olmak izne bağlı değildir.Ancak "Türkiye Basın Yayın meslek Birliğine" baş vurarak yazlı bir belge alır . iletişim araçları'nın
a- Adının, yayın konusunun, ne vakitlerde nereye yayın yapacağının ve yönetim yerinin bildirilmesi,
b- Sahibinin ve varsa ayrı sorumlu müdür veya müdürl rinin veya kanuni temsilcilerin ad ve soyadlarını,uyruk ve ikametgahlarını gösterir bir beyanname verilmesi zorunludurBu beyannameye,sahip tüzel kişi ise ortaklık mukavelesinin veya tesis senedinin veya dernek tüzüğünün onaylı bir örneği eklenir.
Beyanname, iletişim aracı sahibinin ve ayrı sorumlu müdür veya müdürleri varsa onların da imzasını taşır.
Madde 12- Beyanname ve ekleri iletişim hizmetleri nerde yapılacaksa o yerin en büyük mülki amirliğine verilir.Noter aracılığıilede tebliğ edillir.
11 inci maddede yazılı hususları tamamen veya kısmen ihtiva etmeyen veya kanuni nitelik ve şartları taşımayan kimseleri sahip veya sorumlu olarak gösteren beyannameler verilmemiş sayılır ve durum beş gün içinde ilgiliye tebliğ edilir.
Beyanname verilmeden iletişim yapılması veya beyanname verilip de yukarıdaki fıkra uyarınca verilmemiş sayılması veya anlaşılması hallerinde,mülki amirlikçe Cumhuriyet savcılığı aracalığıyla,yayının durdurulması için mahkemeye baş vurur, mahkeme en geç kırksekiz saat içinde yayının durdurulup durdurulmayacağı hususunda kararını verir.
Madde 13- Beyannamede meydana gelecek değişiklikler beş gün içinde 12 inci maddede yazılı merciye aynı usulle bildirilir.
Sorumlu müdür değiştiği takdirde yeni müdür imzasını taşıyan bir belgenin beş gün içinde aynı mercie verilmesi gereki
Madde 14- İletişim aracı sahibinin hakkını başkasına devri yahut ölümü halinde yeni sahip bir ay içined yeniden beyanname vermeye mecburudu.
Madde 15- Beyanname verilmemesi halinde yayının yapıldığı yer, resmen tebligat adresi kabul edilir.
Madde 16- İletişim araçlarında çalıştırılacak haber hizmetleriyle doğrudan ilgili kişilerle,muhabirlerin bu kanunun 9 inci maddesinin a,b ve c bentlerinde belirtilen nitelikler dışında,diğer bentlerinde yazılı nitelik ve şartları taşımaları gerekir.
Madde 17- Kamu Kurum ve Kuruluşları , eğitim ve öğretim amacı ile iletişim hizmeti yapar. Bu letişim araçlarında yayınlar vasıtasıyla işlenen suçlarda sorumluluk,suç konusu olan yazıyı yazan veya resmi yapan kimse ile birlikte bu süreli yayınların doğrudan doğruya yönetmekle görevli olan kimseye aittir.Süreli yayının üstüne bu kimsenin adı yazılır.
bu hususta Memurin Muhakematı hakkında Kanun hükümleri uygulanmaz.kamu düzenine,genel ahlaka ve genel sağlığa aykırı yayınların(Yazılı,Sözlü ve Görüntülü) Türkiye'ye sokulması ve dağıtılmasının Bakanlar Kurulu Kararıyla yasaklanabileceği ve acele hallerde bu yetkinin derhal Bakanlar Kurulundan karar almak kaydıyla İçişleri Bakanlığınca kullanılabileceği hükmü düzenlenmiştir.
Madde 18- İletişim organlarında yayın'dan Sorumlu müdür, cevap veya düzeltmeyi, aldığı tarihten itibaren 24 saat içinde inceler ve yayınlanmasını karar verdiği takdirde inceleme süresinin bitiminden sonra çıkacak ilk nüshada metne hiçbir yorum ve işaret katmaksızın ve bu cevap veya düzeltme dolayısıyla herhangi bir görüş beyan etmeksizin aynen ve tamamen yayınlanmaya mecburdur.
Cevap veya düzeltmenin zamanında yayınlanması halinde ilğili yayınlanması gereken tarihten itibaren yirmi gün içinde evrakı ile birlikte bulunduğu yer sulh ceza hakimine başvurur.
Sulh ceza hakimi iki gün içerisinde cevap veya düzeltmeyi suç mahiyetinde olup olmadığı yayın ile ilğisi bulunup bulunmadığı kanunda
yazılı şekil ve şartları taşıyıp taşımadığı
kanununda yazılı şekil ve şartları taşıyıp taşınmadığı ve sürekli yayına yapılmadığı ve yönlerinden inceliyerek cevap veya düzeltmenin yayınlanmasına veya aynen ya da uygun göreceği değişiklikleri yaparak yayınlanmasına karar verir. Bu karar ilgililere tebliğ olunur.
Bu karara karşı ilgililer dört gün içinde asliye ceza hakimine evraklarını da vermek suretiyle itiraz edebilirler.
Asliye ceza hakiminin (a) fırrasındaki hususları da dikkate almak suretiyle iki gün içinde itirazı inceleyerek vereceği karar kesindir.
Cevap veya düzeltmenin yayınlanmasına karar verildiği takdirde kesin nitelikteki hakim kararının günlük süreli yayınlarda alındığı tarihi izleyen 2 gün içinde diğer süreli yayınlarda bu süre gözetilmek suretiyle ilk çıkacak müshada yayınlanması zorunludur.
İlgilinin talebi veya hakim kararı üzerine yayınlanan cevap düzeltmede bu maddedeki şekil ve şartlara tarihten itibaren yirmi gün içinde evrakı ile birlikte bulunduğu yer suluh ceza hakimine başvurup uygun olarak yeniden yayınlanmasına karar verilmesini talep edebilir.
Sulh ceza hakimi iki gün içinde durumu inceler ve cevap veya düzeltmenin yeniden yayınlanmasına gerek olmadığına veya bu maddedeki şekil ve şartlara uygun olarak yeniden yayınlanmasına karar verir. Bu karar ilgilelere tebliğ olnur.
Bu karara karşı ilgililer dört gün içinde asliye ceza hakimine itiraz edebilir. Asly Ceza hakimiin iki gün içinde itirazı inceleyerek vreceği karar kesindir.
Cevap ve düzeltmenin şekil ve şartlara uygun olarak yeniden yayınlanmasına karar verildiği takdirde sorumlu müdürün (d) fıkrası hükümüne göre hareket etmesi zorunludur. Yeniden yayınlanma kararı üzerince yapılacak yayınlarda da bu maddadeki şekil ve şartlara uyulmadığı takdirde ayrı ayrı cezalandırılır.
devlet daireleri, kamu müesseseleri ve tüzelkişiler tarafından gönderilecek cevap düzeltmeler hakkında da bu madde hükümleri uygulanır.
Cevap ve düzenltme hakkını kullanmadan ölen bir kimsenin bu hakkını varislerinden yanlız biri kullanılabilir.
Bu maddedeki tebliğlr talep ettiği takdirde memur vasıtası ile yapılır.
Madda 19 - Kişinin sayğınlığına özel hayatı ve aile hayatınınn gizliliğine aykırı yayın yapılmaz. Bir şahsa kimliğini açıkça belirtmek suretiyle asılsız yakıştırmalar yaparak aile hayatına ve özel mekanlara girmek araştırma yapmak bilgi edinmek fotoğraf almak yasaktır.
Bu maddedeki özel makanlardan kasıt özel ikametgah otel yatak odaları hastaneler veya sağlık kuruluşlarındahastanın yattığı veya müdahale gördüğü yerlerdir.
Madde 20- İntihar olayları hakkında haber çerçevisini aşan ve okuyanları etkisi altında bırakacak içerikte olan ayrıntı ve olaya ilişkin fotoğraf ve görüntü yayınlanamaz.
Madde21- a- sanat değeri taşımayan ve halkın ar ve haya duygularını inciten, pornografik veya cinsel istekleri tahrik ve istismar eder nitelikte genel ahlaka aykırı yayınlarının kimliklerini açıklayan bilgi ve fotoğrafların yayınlanması
Türk ceza Kanunu'nun 414,415,416,421,423.429, 430, 435, 436,440,441 ve 442 'inci maddelerinde yazılı cürümlerle ilgili iletişim organlarında yayın yapılması halinde mağdurların kimliklerini açıklayan yazılı,seslli ve görüntülü yayın yapılması,
Kanunen evlenmeleri menedilmiş kimseler arasındaki cinesel ilişkilere ilişkin yayınlara yer verilmesi
Çocukları ve gençleri şiddete , töröre yalana hırsızlığa kine ahlaksızlığa fuhuşa uyuşturucu kullanmaya ve diğer tüm şuçlara teşvik edici nitelikte yayınların yapılması yasaktır.
Madde 22- Ceza kovuşturmalarına ait talep ve iddianamelerle kararların ve diğer her türlü vesika ve evrakın aleni duruşmada okunmasından,hazırlık soruşturması sırasında takipsizlik veya yargılamanın men'i,tatili veya düşmesi kararı verilmesinden önce yayınlanması ve ceza kavuşturmasının başlamasıyla hüküm kesinleşinceye kadar,hakim ve mahkemenin hüküm,karar ve işlemleri hakkında mütalaa yayınlamak yasaktır.
Madde 23- Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne,milli egemenliğe,Cumhuriyetin varlığına,milli güvenliğe,kamu düzenine,genel asayişe,kamu yararına,genel ahlaka ve genel sağlığa aykırı olup yabancı memleketlerde çıkan basılmış eserlerin Türkiye'ye sokulması veya dağıtılması Bakanlar Kurulu kararıyla yasaklanabilir.
Bu gibi Yazılı,Sözölü ve görüntülü eserlerin,Bakanlar kurulundan acele karar alınmak üzere İçcişleri Bakanlığınca karardan evvel dağıtılmaları yasaklanabileceği gibi,dağıtılmış olanlar da toplattırılabilir
Madde 24-7 inci maddenin birinci ve ikinci fıkralarında yazılı hususları göstermeyen basım ve yayıncı 50 milyon liradan 100 milyon liraya kadar para cezasıyla cezalandırılır.
Bu hususları hakikate aykırı olarak gösterenler,eylemleri daha ağır cezayı gerektiren bir suç oluşturmadığı takdirde,100 milyon liradan 250 milyon liraya kadar ağır para cezasılya cezalandırılır.
Madde 25- 12 inci maddenin birinci fıkrası ile 14 üncü maddehükümlerine aykırı hareket edenler 100 milyon liradan 300 milyon liraya kadar ağır para cezasıyla cezalandırılır.
12 inci maddenin son fıkrasına göre yayımı durdurulan süreli yayının yayınına beyanname vermeden devam edenler,200 milyon liraya600 milyon liraya kadar ağır pra cezasıyla cezalandırılır.
Madde 26- Hakikate aykırı beyanname veren kimse,fiil başka bir suçu oluştursa bile ayrıüca 200 milyon liradan 500 milyon liraya kadar ağır para cezasıyla cezalandırılır.
Madde 27- 13 üncü maddede yazılı değişiklikleri zamanında bildirmeyenler hakkında 100 milyon liradan 500 milyon liraya kadar ağır par cezası hükmolur.
Madde 28-15 inci maddenin birinci fıkrası hükmünü yerine getirmeyenler hakkında 200 milyon liradan 500 milyon liraya kadar ağır para cezası hükmolur.
Madde 29- 16 ıncı maddede yazılı nitelik ve şartları taşımayan kimseleri çalıyştıranlar 1.500.000.000 liradan aşağı olmamak üzere ağır para cezasıyla cezalandırılır.
Madde 30-19 uncu madde hükmüne ulyamayanlar 200 milyon liradan 500 milyon liraya kadar ağır para cezasıyla cezalandırılır.
Madde 31- İlgilinin veya yetkili temsilcinin talebi üzerine yayınlanan cevap veya düzeltmede,22 inci maddedeki şekil ve şartlara uyulması halinde 300 mulyon liradan 500 milyon liraya kadar ağır para cezası verilir.
Madde 32- türk Ceza Kanunun İkinci Kitabının birinci Babının birinci,ikinci ve dördüncü fasıllarından veya 5816 sayılı Atatürk Aleyhine işlenen suçlar Hakkında Kanunda yer lan suçları veya devlet sırrı olarak usulüncü belirtilmiş bilgileri kapsayan her tülü yazılı,sözlü ve göüntülü eserleren toplatılmasına;ancak,soruşturma aşamasında sulh ceza hakimince,kovuşturma aşamasında görevli mahkemece karar verilebilir.Bu kararlara karşı acele itiraz yoluna başvurulabilir.İtiraz mercii en geç yirmidört saat içerisinde karar verir.Mahkemelerce verilen toplatma kararları,o yer cumhuriyet başsavcılığınca tüm Cumhuriyet başsavcılıklarına en seri vasıta ile bildirilir.
Madde 33- İletişim organları yolu ile işlenen ve Türk Ceza Kanununun ikinci Kitabının, birinci Babının 1'inci ,2 'inci ve 4 üncü fasıllarında, 312 inci maddenin ikinci fıkrasında ve sekizinci suçların tekerrürü halinde suç teşkil eden yayının yayınlandığı iletişim organlarının bir günden on beş güne kadar kapatılmasına Mahkemece karar verilebilir.
Kapatılan süreli yayının açıkça devamı niteliğini taşıyan her türlü yayın yasaktır. Bunlar sulh ceza hakiminin kararıyla toplatılır.
Birinci fıraya göre kapatılmasına karar verilen süreli yayının yayınına kapatılma süresine devam edenler veya o süreli yayının açıkça devamı niteliğini taşıyan yeni süreli yayın çıkaranlar 20 milyar liraya kadar ağır para cezası ile cezalandırılırlar.
Madde 34- Bu kanunda yazılı olan iletişim yoluyla işlenmiş bulunan suçlardan dolayı, iletişim araçları hakkında üç ay, diğer basılmış eserler hakkında altı ay içinde açılmayan davalar dinlenmez. Bu süre süreli yayınlar ve diğer basılmış eserlerin Cumhuriyet Savcılığına teslim edildiği tarihten başlar. Ancak 20 inci maddenin üçüncü bendi gereğince sorumlu müdür kendi aleyhince açılan bir davada dava aykırı olarak yayınlandığını iddia ve ispat ederse yazı veya haber veya resim veya karikatürü veya sesli ve görüntülü yayınlatan aleyhine açılacak davada süre sorumlu müdür hakkındaki beraat kararının kesinleştirmesiyle başlar.
20 inci madde uyarınca sorumlu müdürün yazı veya haber veya resim veya karikatür veya sesli veya görüntü sahibinin kimliğini açıklanması halinde bu kişiler hakkında açılacak davalarda süre açıklama tarihinden başlar.
Kamu davasının açılması izin veya karar alınmasına bağlı olan suçlarda izin veya kararın alınması için müracaat tarihi ile izin veya kararın verdiği tarih arasında geçen süre hesaba katılmaz, bu süre toplam iki ayı geçemez.
Madde 35- Bu kanunda yazılı olan veya iletişim yoluyla işlenmiş bulunan suçlardan dolayı ağır cezayı gerektiren davalar ağır ceza mahkemelerinde ve diğerleri asliye ceza mahkemelerinde görülür. Özel kanunlardaki hükümler saklıdır.
Bu yerde birden fazla ağır ceza veya asliye ceza mahkemisini hakimler ve savcılar yüksek kurulu belirler.
Madde 36 - Cumhuriyet savcılarının gerekli görülürse yapacakları hazırlık soruşturmasına tabi suçlarda bu soruşturma diğer işlerden önce ve en kısa zamanda yapılır ve sona erdirilir.
Madde 37- Bir suçta müşterek olanlardan biri aleyhine kamu davasının açılmasına bağlı ise bunlar hakkındaki dava ve soruşturmalar diğerinden ayrılır
Madde 38- İletişim Kanununa giren veya iletişim yoluyla işlenen suçlara ait davalar acele işlerden sayılır ve mahtkemelerin senelik tatil günlerinde de görülür.
Sanığın ikametğah ititbariyle mahkemeye çağırılabelmesi için gerekli zaman gözetilerek, duruşma için en yakın gün tayin edilir. İddia ve savunmalar ve deliller birden söylenir ve gösterilir.
Duruşmalar, işin en az gerektirdiği süreden fazla bir zamana bıkakılamaz.
Madde 39-İletişim Kanununa giren veya iiletişim organları yoluyla işlenen suçlara ait davala ra Yargıtayda diğer işlerden önce bakılır.
Madde 40- Kanuni tebliğ muamelelerinde sürekli yayının idare yeri sahibi ile mesul müdürünün kanuni ikametğahı sayılır
Madde 41- 657 sayılı devlet memurları kanunun un değişik 15 inci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"Devlet Mumurları, kamu görevleri hakkında basına, haber ajanslarına veya radyo ve TV kuruluşlarına demeç veremezler bu kunuda demeç ancak ,bakanınyetkili kılacağı görevli, illerde valiler veya yetkili kılacağı görevli tarafından verilebilir."
Madde 42- 657 sayılı devlet memuru kanununun 125 inci maddesinin (C) bendinin (g) fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
"Yetkili olmadığı halde basına, haber ajanslarına veya radyo ve Televizyon kurumlarına demeç vermek."
Madde 43- 5680 sayılı basın kanunu yürürlükten kaldırılmıştır.
Geçici Madde 2- Adli sicil kayıtları, bu kanuna göre verilecek hükme uygun olarak düzeltilir.
Madde 44- Bu kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer ve Bakanlar kurulu uygular.
----


BASIN KANUN TASARISI HAKKINDA


Anadolu Gazete Radyo ve TelevizyonYayıncıları Birliği'nin Görüşüdür
AGRT Yayıncılar Birliği Basın ve Yayınla İlgili toplantılara katılarak bir çok rapor hazırladı.
AGRT Yayıncılar Birliğinin hazırladığı raporlar ilgililer tarafından dikkate alındı.
Basın ve Yayından sorumlu Devlet Bakanı Yılmaz Karakoyunlu'nun Organizasyonunda hazırlanan Yerel Basın Kanunu Tasarısı ile ilgili çalışmalar devam etmekte ve söz konusu çalışmalar önümüzdeki günlerde Meclis'de görüşülmeye başlanacaktır. 14 Şubat 2002 günü TRT Genel Müdürlüğü Adnan Öztürk Konferans salonunda Basın kanunu Tasarısı ile ilgili yapılan tartışmalı toplantıda tasarı ile ilgili birliğimizde görüşlerini açıklayacaktır. Tasarının 21,22,23,26,27,28,29 ve 30. maddelerindeki idari, mali ve hukuki cezaların bu hali ile yasallaşması halinde Anadolu'da yerel yayın yapan Anadolu gazete, radyo ve televizyonlarının bu cezalar karşısında kapanma tehlikesi ile karşı karşıya kalacaktır. Söz konusu cezalar, Yerel, Bölgesel ve Türkiye genelinde yayın yapan yayın kuruluşları arasında traj ve yayın yaptığı bölgeler dikkate alınarak cezalar uygulanıp Aksi takdirde Türkiye geneline yayın yapan bir yayın kuruluşu ile küçük bir ilçede yayın yapan yerel yayın kuruşluşlarının aynı cezaya çarptırılması Adeletli olmayacağı gibi yerel yayın kuruşlarını tümü ile kapsamınaneden olacaktır. Hazırlanan Basın kanunu Tasarısında Medya kuruluşlarının meslek örgütü konusuna hiç bir açıklık getirilmemesi tasarının eksik hazırlandığını göstermektedir. Türkiye'de meslek örgütü olmayan Basın ve Yayın kuruluşlarını meslek örgütü dernekler kanunu ile kurulan ve hiç bir yaptırım gücü olmayan Gazeteciler Cemiyeti ve basın birlikleri tarafından yerine getirilmesi meslek içi oto kontrolü sağlanmamasına neden olmaktadır. Tabipler ve Barolar Birliği gibi bir meslek birliği kurulmasına yasal imkan sağlanmalıdır.
Meclisde de görüşülecek Basın Kununu tasarısın'da Yerel, Bölgesel ve Genel yayın yapan Medya kuruluşlarının yaptırım gücü olan ve yerine gören cezai müeyide uygulayacak meslek birliği veya Meslek odası kurulması zorunlu hale getirecek bir yasal düzenlemeye ihtiyaç bulunmaktadır. Yasa tasarısın son bölümüne aşağıdaki gibi bir madde ilave edilerek.
......" Yerel, Bölgesel ve Genel yayın yapan Gazete, Dergi, Radyo ve Televizyon kuruluşları'nın sahipleri ve yetkili müdürleri'nin TÜRKİYE İLETİŞİMCİLER MESLEK ODASI BİRLİĞİ adı altında kurulacak birliğie üye olmak zorundadır.
Yayın Kuruluşlarında çalışanlar ise TÜRKİYE İLETİŞİM EMEKÇİLERİ SENDİKASINDA örgütlenme imkanı sağlanmalıdır. ...."
Ayrıca İletişimle ilgili çalışmalar yapacak, ihtilaflar çözmek, İletişimle ilgili mesleki ve idari çalışmalar yaparak eğitim programları hazırlayacak. Meslek Odaları, Cemiyetler, Birlikleri,Dernekler ve İletişim Fakülteleri'nin temsilcilerinden oluşacak TÜRKİYE İLETİŞİM MESLEK KONSEYİ kurulmasını sağlayacaktır.
TBMM Adalet Komisyonu ve Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülecek BASIN KANUNU TASARISI ile ilgili yukarıda görüşlerimizin dikkate alınmasını istiyoruz. Arz ederiz.
AGRT; Anadolu Gazete Radyo ve Televizyon Yayıncılar Birliği Genel Yönetim Kurulu
----
Yerel Basını yok edecek yeni ihale yasasınan tepkiler çığı gibi büyüyor...
TBMM Anadolu Basınının sesini duymalı
* Türkiye genelindeki İl ve İlçelerde İstiklâl Savaşında Kuva-i Milliye ruhunun yayılmasına öncülük eden, Atatürk'ün "Gazi basın" dediği ; 329 günlük, 318 haftalık, 71 haftada 2 gün, olmak üzere değişik periyodlarda yayın yapan toplam 800 yerel gazetenin oluşturduğu Anadolu Basını 1 Ocak'da yürürlüğe giren 4734 sayılı yeni ihale yasası yüzünden kapanma tehlikesi ile karşı karşıya bulunuyor.
Anadolu Basın'ından
TBMM'ye tarihi çağrı...
Başbakanlık Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü'nün denetim ve gözetiminde geçen hafta Ankara'da yapılan seçimlerde 3 aday arasından büyük oy farkı ile Anadolı Gazete Sahipleri Türkiye Temsilcisi seçilen Anadolu Yayıncılar Biriliği Genel Başkanı İsmail Kahraman seçimleri kazandıktan sonra TBMM Başkanı Bülent Arınç, AKP ve CHP Gurup Başkanvekilleri, TBMM Bayındırlık Komisyonu Başkanı Prof.Dr. Adem Baştürk ve Adalet Komisyonu Başkanı Köksal Toptan'ı ziyaret ederek yeni ihale Yasası'nın Anadolu basınına büyük darbe vurduğunu, bir çok yerel gazetenin kapanacağını söyleyerek, yeni ihale yasasındaki yanlışlığın düzeltilmesini istedi. AGS Türkiye temsilcisi Kahraman TBMM'de yaptığı görüşmelerde Meclis başkanı ve gurup başkanlarına yeni ihale yasasının düzeltilmesı ile ilgili bir rapor verdi. Kahraman Devlet İhale Yasısı'nın 13. Maddesinin Değiştirilmesini isteyerek şu açıklamayı yaptı: "TBMM'nde Devlet İhalelerine şeffaflık kazandırmak amacıyla çıkarılan ve 1 Ocak 2003 tarihinde yürürlüğe giren 4734 Sayılı Devlet İhale Yasası'nın 13. maddesi ile, 25 milyar liraya kadar mal ve hizmet alımları ile 50 milyar liraya kadar olan yatırımlarla ilgili ihalelerinin bir kez yerel gazetelerde yayınlanması hükmünün getirilmiştir.
Halbuki 2886 sayılı eski yasada bu madde, 10 milyar liranın altındakiler hariç tutularak miktarı ne olursa olsun mal ve hizmet alımları ile yatırım ihalelerinin yerel gazetelerde iki kez yayınlanması hükmünü getiriyordu. Yeni değişiklikle 25 milyarın üzerindeki mal ve hizmet alımları ile 50 milyarın üzerindeki yatırım ihalelerinin Resmi Gazete'de yayınlanması zorunluluğu getirildi.
Artık 50 milyarın altında ihale söz konusu değil. Bu karar tamamen Anadolu'daki yerel gazetelere yönelik olup, yasanın şeffaflık ilkesine de ters düşmektedir. Resmi gazete, tüm Türkiye'deki ihale ilanlarının yayınlanma zorunluluğu nedeniyle özelliğini yitirerek 400-500 sayfalık ihale ilanı gazetesine dönüşecek, resmi ilan alamayan ve zaten güç koşulllar altında yaşamlarını sürdürmeye çalışan yerel gazeteler resmi ilan yayınlayamayacağı için teker teker kapanacaktır. Bu durum hem demokrasi, hem de basın özgürlüğü ilkeleri ile bağdaşmamaktadır. Üstelik medyadaki tekelleşmeyi daha da körükleyecektir. İhale ilanlarının Resmi Gazete'de yayınlanması ilanların adeta okunmamasını istemek gibi, şeffaflık ilkesine de ters düşen bir durum yaratmaktadır. AGS Türkiye temsilcisi ve AGRT Yayıncılar Birliği Genel Başkanı İsmail Kahraman yasadaki yanlışlığın düzeltilmesi için önümüzdeki günlerde TBMM Başkanı, AKP ve CHP liderleri, Başbakan, Bakanlar, Milletvekileri ve Devlet İhale Kurulu başkanı ile görüşmeler yaparak yeni yasadaki yanlışlığın düzeltilmesi için çaba sarf edeceklerini sözlerine ekledi.
---

AGRT'den birlik çağrısı...
Anadolu Yayıncılar Birliği Genel Başkanı İsmail Kahraman, Edirne'de Anadolu ve Trakya Bölgeleri gazetecilerine birlik çağrısında bulundu. Edirne Gazeteciler Derneği'nin (EGD)'nin önceki gün Edirne Ticaret ve Sanayi Odası'nda yapılan kongresine davetli olarak katılan İsmail Kahraman, şeref konuğu olarak burada yaptığı konuşmada çeşitli zorluklarla boğuşan yerel basının bu zorlukları aşabilmek için tek vücut olarak birliğe ihtiyaç olduğunu, tük zorlukların aşılabilmesinin yolunun birlikten geçtiğini ifade etti. Kahraman, " Anadolu Basını, Kurtuluş Savaşı'ndan bu yana adeta destan yazmaktadır. Ben buna Kuvvayi Milliye Basını diyorum. Elbette görev yaparken, gazetelerimizi çıkartırken, yayınlarımızı hazırlarken bir çok çok zorluklardan geçiyoruz. Ancak yine tek çare birlik olmamız ve birlik olmamız" dedi. Kahraman'ın konuşması salondan büyük alkış aldı.